İdrar Yolu Enfeksiyonu Bursa

İdrar kesesinde klinik belirti vermeyen bakteriyel birikme durumundan, sepsis ile seyredebilen ciddi hastalığa neden olabilen ileri derecede klinik durumları ifade eden genel bir terimdir.

Sağlıklı bireylerde üriner sistemde bakteri bulunmaz, normalin dışında yerçekimine zıt yukarı yönde alt idrar yollarından gelen bakteriyel etkenler; idrar yolu enfeksiyonuna yol açar

Yan etki gelişmemesi durumunda kalıcı böbrek doku hasarı nadiren gelişir.

  • Kolaylaştırıcı faktörlerin varlığında
  • Vücut immün sistemi zayıfladığında üriner sistemde tıkanma gelişimi ile; etken olan bakteri yükü anlamlı düzeye ulaşması vücutta İYE gelişimiyle sonuçlanabilir

Hasar vermeyen enfeksiyon ; sağlıklı insanlarda yapısal ve fonksiyonel olarak normal üriner sistem varlığında geçirilen enfeksiyondur

  • %70-95 oranında Escherichia coli (E.coli) en sık etkili olan mikroorganizma
  • Staphylococus saprophyticus (%5-10)
  • daha nadir olarak da Proteus mirabilis ve Klebsiella türleri

Tüm bakteriyel enfeksiyonlar içinde en sık görüleni idrar yolu enfeksiyonudur.

Kızlarada hayatlarında en az bir kez enfeksiyon geçirme öyküsü oranı %25-40 civarındadır, bu oranın da yaklaşık %25 i takip eden bir yıl içinde tekrarlamaktadır.

Çocuklarda her yaş grubunu etkileyebilmektedir.

Risk faktörleri yaş gruplarına göre değişiklik göstermektedir.

Kızlar erkeklere göre üriner sistemin anatomik yapısından dolayı enfeksiyon gelişmesine daha yatkındırlar.

Daha önceden geçirilmiş enfeksiyon öyküsü, annede enfeksiyon hikayesi; idrar sonda uygulamaları , mental durum bozukluğu, tekrarlayan idrar kaçırma, kronik evde bakım hastası çocuklar diğer risk faktörlerindendir.

İdrar yolu enfeksiyonunda Fizik muayenede vücut ısısı normalin üzerinde seyretse de 38,5 0C nin üzerine çıkmaz, karın alt bölgesinde hassasiyet vardır

İdrarda lökosit bulunması, orta akım idrar numunesi alınması sonrası santrifüj edilmemiş idrarda büyük büyütmede mL’de 8 ve üzeri, santrifüj edilmiş idrarda 2-5 lökosit görülmesi durumunda bu tanımlama kullanılmaktadır

Çocuklarada toksik görünüm, yan ağrısı, yüksek ateş eşlik ediyorsa böbrek dokusunu tutan enfeksiyöz ve enflamatuar bir durum olan pyelonefrit düşünülmelidir.

Aynı yıl içinde 3 veya daha fazla atak görülmesi durumunda anatomik bozukluk, kötü huylu değişimler veya renal sistemde taş olasılığı düşünülmelidir.

Tanı koydurucu

  • sık idrara çıkma (pollaküri)
  • acil idrara çıkma isteği (urgency)
  • idrar yaparken ağrı hissi gelişmesi (dizüri)
  • karın alt bölgesinde ağrı ve rahatsızlık hissinden oluşur

 İdrar numunesi verme sırasında hasta öncelikle ellerini yıkamalıdır. İdrar kabı dışından tutularak ilk idrarın ilk birkaç milimetrelik bölümü dışarı atıldıktan sonra devam eden idrar akımının numune kabına akması sağlanmalı, işlem bitimiyle numune tüpünün kapağı kapatılmalıdır.

Üriner sistem enfeksiyonlarının tanısında altın standart uygun şekilde alınmış orta akım idrar kültüründe patojen olan bakterilerin üretilmesidir.

Direkt Üriner Sistem Grafisi ilk akla gelen, uygulanan radyolojik yöntemdir. Radyoopak taşlar (tüm taşların % 80-85’ i) saptanabilir. Ancak eskisi kadar kullanılmayıp ultrasonografi tercih edilmektedir.

Renal Ultrasonografi: Radyasyon riski taşımamaktadır. Böbreğin fonksiyonları hakkında bilgi vermez, yapısal bozukluklarını gösterir.

İlk kez ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren küçük bebeklerde ve çocuklarda vezikoüretral reflü (VUR) gelişebilmektedir. Bunun tespiti için Voiding Sistouretrografi gereklidir.

Enfeksiyon tedavisi bitimini takiben veya enfeksiyon riski nedeniyle profilaktik antibiyotik tedavisi devam ederken çekilmeli daha uygundur. Mesaneden üretere ve böbreklere idrar kaçışı hakkında bilgi edinilir, idrar yapma anında tüm üriner sistem görüntü grafileri elde edilir.

İntravenöz Pyelografi kontrast maddenin damar yolu ile verildikten sonra çekilen filmlerle böbrek ve idrar yollarının görüntülenmesidir.

  • İki aydan küçük bebekler
  • İmmün baskılayıcı tedavi alanlar
  • Oral yolla tedavi uygulanamayanlar
  • Pyelonefrit gelişen vakalar
  • Ayaktan tedaviye yanıt alınmayan
  • ileri derecede beslenme problemi olan gibi durumlarda yatırılarak gözlem altında tedavi edilmelidir

Tedavinin amacı enfeksiyona bağlı gelişen belirtileri gidermek, bakteriyi üriner sistemden temizlemektedir.

Sıvı tüketiminin arttırılması, idrar yapma ve kaka yapma alışkanlıklarının düzenlenmesi ilk uygulanması gereken güvenli yaklaşımlar olmalıdır

Antibiyotiğin spektrum ve duyarlılığına, neden olabilecek mikroorganizmanın paterni göz önünde bulundurularak karar verilmeli. Bunun yanı sıra antibiyotiğin tolerabilitesi, yan etkileri, maliyeti ve ulaşılabilirliği de dikkate alınmalıdır.

Uygulanacak diğer koruyucu girişimler

  • Banyo yaparken küvet kullanılıyorsa bu yöntemden ziyade duş şeklinde banyonun tercih edilmesi
  •  Kabız kalınmaması, var ise giderilmesi
  •  İdrara sıkışık halde kalınmasının önlenmesi, bunun için idrar yapmaya teşvik edildiği eğitimin verilmesi (3-4 saatlik aralarla mesanenin boşaltılmaya çalışılması)
  • Kızlarda ; uzun süreli izlemde tuvalet temizliğinin önden arkaya yapılması, değişik sabun, deterjan veya uygunsuz temizleme kağıtlarıyla genital bölgenin tahrişinden kaçınılması, tahriş etmeyen yumuşak pamuklu iç çamaşırı giyilmesi
  • Sıvı alımının artırılması, diyetle C vitamini içeren meyve sularının alımı, yaş grubuna göre kızılcık suyu tüketimi

Tedavisini takiben hastalar düzenli kontrollere çağrılarak enfeksiyon tekrarı açısından izlenmelidir. Ayrıca ağrı artışı, kusma, ateş yüksekliği olursa beklenmeden yeniden başvurması önerilir.

Doktor Emre KARAYEL

Çocuk Sağlığı Uzmanı